Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Mayıs 2009) > Çeviriyorum
Çeviriyorum
Ankara, Azerbaycan’ı bir 16 yıl daha bekleyemez / Elhan Şahinoğlu, Media Forum, 5 Nisan 2009
Azer­bay­can Ba­sı­nı
Çe­vi­ri: Sa­mi Rı­fat
Tür­ki­ye Baş­ba­ka­nı Re­cep Tay­yip Er­do­ğan, Dağ­lık Ka­ra­bağ prob­le­mi çö­zül­me­den Er­me­nis­tan ile sı­nı­rın açıl­ma­ya­ca­ğı­nı açık­la­dı. Pe­ki, bu ko­nu­ya son nok­ta ko­yu­la­bi­lir mi? As­la. An­ka­ra, sı­nı­rı­nın açıl­ma­sı için Er­me­nis­tan’a yıl­lar­dır üç şart ile­ri sür­mek­tey­di: 1) “Soy­kı­rım” id­di­ası­nın dün­ya­da ka­bu­lü gi­ri­şim­le­rin­den sa­kın­ma­lı, 2) Tür­ki­ye’ye kar­şı top­rak id­di­asın­dan vaz­geç­me­li, 3) İş­gal et­ti­ği Azer­bay­can top­rak­la­rın­dan çe­kil­me­li. Son gün­ler­de Türk dı­şiş­le­ri­nin in­ter­net say­fa­sı­nı zi­ya­ret eden­ler, üçün­cü şar­tın or­ta­dan kalk­tı­ğı­nı mü­şa­he­de ede­bi­lir­ler.
Tür­ki­ye’de­ki mev­cut ik­ti­da­ra ya­kın Za­man ga­ze­te­si, dip­lo­ma­tik kay­nak­la­ra da­ya­na­rak An­ka­ra ile Eri­van ara­sın­da­ki gö­rüş­me­ler­de el­de edi­len mu­ta­ba­kat­tan bah­set­ti. Gö­rüş­me­ler­de Eri­van ile ni­ha­i ant­laş­ma­da Tür­ki­ye’nin top­rak bü­tün­lü­ğü­nü ta­nı­ya­ca­ğı ve An­ka­ra’nın is­te­ği ile “soy­kı­rım”ı araş­tı­ra­cak or­tak bir Ta­rih­çi­ler Ko­mis­yo­nu’nun ku­ru­la­ca­ğı hu­su­sun­da mu­ta­ba­kat sağ­lan­mış. Eri­van’ın tek­li­fi ile söz ko­nu­su Ta­rih­çi­ler Ko­mis­yo­nu, Hü­kü­met­le­ra­ra­sı Ko­mis­yon’un için­de fa­ali­yet gös­te­re­cek. Ge­ri­ye bir tek iş­gal edi­len Azer­bay­can top­rak­la­rı me­se­le­si ka­lı­yor. Tür­ki­ye ile Er­me­nis­tan ara­sın­da­ki an­laş­ma­da yal­nız Dağ­lık Ka­ra­bağ ih­ti­la­fı­nın kı­sa za­man­da çö­zül­me­si­nin öne­mi­nin vur­gu­lan­dı­ğı be­lir­ti­li­yor. Ves­se­lam.
De­mek ki, Tür­ki­ye’nin Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Ali Ba­ba­can bir­kaç haf­ta ön­ce “Er­me­nis­tan ile gö­rüş­me­ler­de bü­yük me­sa­fe kat et­tik” der­ken, Tür­ki­ye’nin top­rak bü­tün­lü­ğü­nün ta­nın­ma­sı ve or­tak bir Ta­rih­çi­ler Ko­mis­yo­nu’nun ku­rul­ma­sı hu­su­su­nu kas­tet­mek­tey­miş.
An­ka­ra, Azer­bay­can’ın iş­gal al­tın­da bu­lu­nan top­rak­la­rı­nı bir fak­tör ola­rak öne çı­kar­sa da, Eri­van ile te­mas­la­rı­nı sür­dür­mek dü­şün­ce­sin­de. Çün­kü An­ka­ra gö­rüş­me­ler­de, iki ko­nu­da is­te­di­ği­ni al­dı. Eri­van’dan bun­dan öte­si­ni bek­le­mek abes. Er­me­nis­tan ik­ti­da­rı, An­ka­ra ile Dağ­lık Ka­ra­bağ ih­ti­la­fı­nın çö­züm de­tay­la­rı­nı mü­za­ke­re ede­cek de­ğil. An­ka­ra iş­gal al­tın­da­ki top­rak­lar şar­tın­dan ge­ri adım at­ma­say­dı, Eri­van gö­rüş­me­ler­den im­ti­na ede­cek­ti.
Pe­ki, An­ka­ra olay­la­rın bu yön­de ge­liş­me­si­ne ha­zır mıy­dı? Ben­ce de­ğil­di. An­ka­ra iki yıl­dır Eri­van ile te­mas ha­lin­dey­ken ve bun­dan do­la­yı Ba­tı’nın des­te­ği­ni al­mış­ken, gö­rüş­me­le­rin ani­den ke­sil­me­si Er­me­nis­tan’ın çı­ka­rı­na ola­maz. Or­ta­da AB ile ya­kın­laş­ma ve ABD ile iliş­ki­le­ri ge­liş­tir­me pers­pek­ti­fi var. Tür­ki­ye Cum­hur­baş­ka­nı Ab­dul­lah Gül, Dağ­lık Ka­ra­bağ so­ru­nu­nun 2009’da çö­zü­me ka­vu­şa­ca­ğı­na inan­dı­ğı­nı ifa­de et­ti. Baş­ka bir de­yiş­le An­ka­ra, önü­müz­de­ki yı­lı bek­le­me­den Er­me­nis­tan ile prob­lem­le­ri­ni bu yıl için­de hal­let­mek is­ti­yor. Zi­ra An­ka­ra, Dağ­lık Ka­ra­bağ prob­le­mi­nin çö­zü­mü için, me­se­le­den doğ­ru­dan so­rum­lu olan Azer­bay­can ik­ti­da­rı­nı bir 16 yıl da­ha bek­le­ye­cek de­ğil.
Bu ara­da, Tür­ki­ye’ye de bas­kı­lar art­tı. AB’den Ulus­la­ra­ra­sı Kriz Gru­bu’na ka­dar de­ği­şik ör­güt­ler, Tür­ki­ye’den Er­me­nis­tan sı­nı­rı­nın açıl­ma­sı­nı ta­lep edi­yor. ABD Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Hil­lary Clin­ton da ya­kın bir dö­nem­de An­ka­ra’ya ikin­ci bir zi­ya­ret ger­çek­leş­tir­me­ye ha­zır­la­nı­yor.
ABD Baş­ka­nı Ba­rack Oba­ma’nın 24 Ni­san ko­nuş­ma­sın­da “soy­kı­rım” ke­li­me­si­ni kul­lan­ma­sa da, Tür­ki­ye Er­me­nis­tan sı­nı­rı­nı aç­ma­dı­ğı tak­dir­de, Be­yaz Sa­ray’ın sa­hi­bi bu ko­nu­yu bir son­ra­ki Ni­san’a bı­rak­ma­ya­cak­tır. Oba­ma is­ter­se Kon­gre’nin “soy­kı­rım” ta­sa­rı­sı­nı en­gel­le­me­ye­bi­lir. Bu du­rum­da ABD-Tür­ki­ye iliş­ki­le­ri ye­ni­den ge­ri­le­cek ve An­ka­ra ile Ba­tı’da­ki ba­zı çev­re­ler bu­na ne­den ola­rak Azer­bay­can’ı ad­res gös­te­re­cek­ler­dir.
Di­ye­lim ki An­ka­ra, Was­hing­ton’dan Brük­sel’e ka­dar tüm bas­kı­la­ra di­re­ne­rek Er­me­nis­tan sı­nı­rı­nı aç­ma­dı. Bu du­rum­da Azer­bay­can ik­ti­da­rı, kar­deş ül­ke­ye yö­nel­miş olan bas­kı­yı onun­la pay­laş­ma­ya ha­zır ola­cak mı? Ha­ber ajans­la­rı, Oba­ma’nın Azer­bay­can Dev­let Baş­ka­nı İl­ham Ali­yev ile te­le­fon gö­rüş­me­sin­de, Tür­ki­ye-Er­me­nis­tan sı­nı­rı­nın açıl­ma­sı­nın böl­ge­de ba­rı­şın sağ­lan­ma­sı­na hiz­met ede­ce­ği­ni söy­le­di­ği­ni bil­dir­di­ler. An­cak ajans­lar­da Oba­ma’nın bu is­te­ği kar­şı­sın­da Ali­yev’in ona ne ce­vap ver­di­ği­ne da­ir her­han­gi bir ha­ber yok­tu. Hal­bu­ki Azer­bay­can yö­ne­ti­mi, “Tür­ki­ye’nin Er­me­nis­tan sı­nı­rı­nı aç­ma­sı, iş­gal­ci­yi teş­vik ede­cek” ve­ya “Sı­nı­rın açıl­ma­sı Dağ­lık Ka­ra­bağ’da­ki iş­ga­li so­na er­dir­me­ye­cek” tar­zın­da­ki dü­şün­ce­le­ri di­le ge­ti­ri­yor. So­nuç ola­rak, sı­nı­rın açıl­ma­ma­sı mu­ka­bi­lin­de An­ka­ra’ya ya­pı­lan ulus­la­ra­ra­sı bas­kı­lar ar­tar­ken, Ba­kü’nün ge­liş­me­le­ri ses­siz­ce sey­re­de­ce­ği, Tür­ki­ye ik­ti­da­rı­nın ise bun­la­rı ko­lay­lık­la haz­me­de­ce­ği dö­nem ar­tık ge­ri­de kal­dı.
Aze­ri ga­ze­te­ci El­han Şa­hi­noğ­lu, At­las Stra­te­jik Araş­tır­ma­lar Mer­ke­zi’nin baş­ka­nı­dır.

Tavsiye Et
Yalan tuzağı / Hüsameddin Borumend, Keyhan, 13 Nisan 2009
İran Ba­sı­nı
Çe­vi­ri: Hak­kı Uy­gur
Be­yaz Sa­ray’ın ge­çen se­kiz yıl­da eko­no­mik, si­ya­si ve as­ke­rî alan­lar­da­ki ba­şa­rı­sız­lık­la­rı ile ulus­la­ra­ra­sı ka­mu­oyu­nun baş­ta es­ki Baş­kan Ge­or­ge W. Bush ol­mak üze­re Was­hing­ton’da­ki yet­ki­li­le­re duy­du­ğu nef­ret, “de­ği­şim” slo­ga­nı­nı kul­la­nan Ba­rack Oba­ma’nın baş­kan­lık ya­rı­şın­da di­ğer aday­la­rı ge­ri­de bı­rak­ma­sı­na ne­den ol­du. Oba­ma, ABD’nin dış si­ya­se­tin­de­ki te­mel mey­dan oku­ma­la­rın far­kın­da ola­rak, ulus­la­rın ve dev­let­le­rin dü­şün­ce­si­ni de­ğiş­tir­mek ve on­la­rı ye­ni hü­kü­me­tin fark­lı ro­ta iz­le­di­ği­ne ik­na et­mek is­ti­yor.
Oba­ma Ni­san’ın ilk haf­ta­sın­da Tür­ki­ye’yi zi­ya­ret ede­rek ABD ile İs­lam dün­ya­sı ara­sın­da ye­ni bir dö­ne­min baş­la­dı­ğı­nı id­di­a et­ti ve bu ül­ke­nin par­la­men­to­sun­da şöy­le de­di: “Ame­ri­ka İs­lam ile sa­vaş­mı­yor, biz İs­lam dün­ya­sı­nın or­ta­ğı­yız ve ara­mız­da­ki so­run­la­rı aşa­bil­mek için İs­lam dün­ya­sı ile müş­te­rek nok­ta­lar bul­mak is­ti­yo­ruz.” Oy­sa da­ha 15 ay ön­ce es­ki Baş­kan Bush, Ku­veyt’te­ki bir Ame­ri­kan üs­sün­de bu­lu­nan as­ker­le­re yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da açık­ça İs­lam dün­ya­sıy­la ide­olo­jik bir sa­vaş için­de ol­duk­la­rı­nı söy­le­miş­ti. Bu­ra­da bir­kaç nok­ta­nın açıl­ma­sı, Oba­ma’nın iç içe gir­miş çok kat­man­lı söz­le­ri­nin da­ha iyi an­la­şıl­ma­sı­na yar­dım­cı ola­bi­lir:
1) Fi­lis­tin ko­nu­su ve İs­ra­il iş­ga­li­nin son­ra er­di­ril­me­si İs­lam dün­ya­sı­nın en önem­li ön­ce­lik­le­rin­den ol­ma­sı­na rağ­men, Ame­ri­ka­lı­lar bu hu­sus­ta olum­lu bir adım at­mak bir ya­na Si­yo­nist re­ji­me mad­di ve si­ya­si des­tek sağ­la­ma­yı sür­dü­rü­yor­lar. Her ne ka­dar Oba­ma se­le­fi gi­bi ha­ma­si nu­tuk­lar ve sa­vaş çığ­lık­la­rı at­mı­yor­sa da, söy­lem­le­ri­nin ak­si­ne es­ki stra­te­ji­le­ri ko­ru­ma­ya de­vam edi­yor. Üs­te­lik ABD po­li­ti­ka­la­rın­da ye­ni bir plan ya da so­mut bir ta­vır de­ği­şik­li­ği de gö­rül­mü­yor. Bu iki­li du­rum, Oba­ma’nın “de­ği­şim” söy­le­mi­ni kul­lan­ma­sı­nın yal­nız­ca Be­yaz Sa­ray’ın İs­lam dün­ya­sın­da­ki men­fur gö­rün­tü­sü­nü de­ğiş­tir­me­ye yö­ne­lik bir mak­yaj ol­du­ğu hu­su­sun­da şüp­he­ye yer bı­rak­mı­yor.
Böy­le ol­ma­say­dı ABD’nin İs­lam dün­ya­sıy­la sa­vaş­ma­dı­ğı­nı gös­te­re­cek en ba­sit iş, iş­gal­ci Ame­ri­kan as­ker­le­ri­nin Irak, Af­ga­nis­tan gi­bi İs­lam ül­ke­le­rin­den çe­kil­me­si ve Si­yo­nist re­ji­me ve­ri­len des­te­ğin ke­sil­me­si olur­du. Öte yan­dan ABD’nin, İs­lam dün­ya­sın­da­ki en et­kin ül­ke­ler ara­sın­da yer alan ve böl­ge den­ge­le­rin­de önem­li bir ağır­lı­ğı bu­lu­nan İran kar­şı­sın­da­ki si­ya­se­ti de en kü­çük bir de­ği­şi­me uğ­ra­ma­dı. Ni­te­kim kı­sa sü­re ön­ce İran İs­lam Cum­hu­ri­ye­ti’ne yö­ne­lik yap­tı­rım­lar ye­ni hü­kü­met ta­ra­fın­dan uza­tıl­dı.
2) ABD’nin İs­lam ile sa­vaş­ma­dı­ğı söy­le­mi, baş­ta Oba­ma ol­mak üze­re Was­hing­ton’da­ki yet­ki­li­le­rin İs­lam dün­ya­sıy­la olan iliş­ki­le­ri­ni “te­rör­le mü­ca­de­le” kap­sa­mın­da de­ğer­len­dir­me­le­ri­nin yan­lış­lı­ğı­nı an­la­dık­la­rı­nı or­ta­ya ko­yu­yor.
Ame­ri­ka­lı­lar 11 Ey­lül olay­la­rın­dan son­ra te­rör­le mü­ca­de­le adı al­tın­da Af­ga­nis­tan’ı, kit­le im­ha si­lah­la­rıy­la mü­ca­de­le ba­ha­ne­siy­le de Irak’ı iş­gal et­ti­ler ve sü­rek­li İs­lam’ı te­rör ve şid­det kay­na­ğı ola­rak lan­se et­me­ye ça­lış­tı­lar. Yi­ne ben­zer şe­kil­de yo­ğun bir med­ya pro­pa­gan­da­sıy­la tüm dün­ya­ya İran fo­bi­si­ni yay­ma gay­re­tin­de­ler. Bu ger­çe­ğin an­la­şıl­ma­sı, ABD’nin Bü­yük Or­ta­do­ğu Pro­je­si’nin if­la­sı ve eko­no­mik so­run­la­rın su üs­tü­ne çık­ma­sı, her ne ka­dar Oba­ma’yı es­ki­sin­den fark­lı bir dil kul­lan­ma­ya mec­bur et­se de el­de­ki gös­ter­ge­ler, ABD’nin ka­rar al­ma sis­te­min­de ve pra­tik si­ya­set ala­nın­da­ki uy­gu­la­ma­la­rın­da bir de­ği­şik­lik ol­ma­dı­ğı­nı gös­te­ri­yor.
Düş­ma­nın hi­le­le­ri ve tak­tik­le­ri kar­şı­sın­da akıl­lı ol­ma il­ke­si, İs­lam dün­ya­sın­da­ki li­der­le­rin ve dev­let adam­la­rı­nın “de­ği­şim” slo­ga­nı­na ka­pıl­ma­ma­la­rı­nı ge­rek­ti­rir. ABD’nin aç­göz­lü ve zor­ba si­ya­set­le­ri­nin ma­hi­ye­tin­de her­han­gi bir ger­çek de­ği­şim mey­da­na gel­me­den, İs­lam dün­ya­sın­da­ki di­re­niş cep­he­si ken­di­si­ni güç­len­dir­mek­ten ge­ri kal­ma­ma­lı­dır.
3) Son ola­rak Oba­ma’nın “İs­lam ile sa­vaş­mı­yo­ruz” sö­zü tek bir açı­dan ba­kıl­dı­ğın­da doğ­ru ve tu­tar­lı gö­rü­nü­yor. Oba­ma’nın bah­set­ti­ği İs­lam han­gi İs­lam? Eğer tes­lim, ta­viz ve kor­kak­lık İs­lam’ı ise böy­le­si İs­lam­cı­lar, Ame­ri­ka­lı­lar ve müt­te­fik­le­ri ta­ra­fın­dan “Ilım­lı İs­lam” ile ödül­len­di­ri­le­rek, bu ül­ke­ler­den “Ilım­lı Ül­ke­ler Ek­se­ni” ola­rak bah­se­di­li­yor. Gaz­ze Sa­va­şı’nda bu ül­ke­le­rin ger­çek yü­zü bir kez da­ha aşi­kâr ol­du. Bu yüz­den­dir ki Oba­ma Tür­ki­ye par­la­men­to­sun­da ko­nu­şur ko­nuş­maz, Mı­sır Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Ah­med Ebul Geyt ko­nuş­ma­yı olum­lu bul­du­ğu­nu ve Oba­ma’nın söz­le­ri­ni des­tek­le­di­ği­ni be­lirt­ti.
Aca­ba Ame­ri­kan hü­kü­me­ti geç­miş­te ol­du­ğu üze­re İs­lam ül­ke­le­ri­ni iş­gal, Si­yo­nist re­ji­min vah­şi ve yır­tı­cı sal­dı­rı­la­rı­nı des­tek­le­me ve İran İs­lam Cum­hu­ri­ye­ti’ne yap­tı­rım ve komp­lo­lar dü­zen­le­me gi­bi hu­sus­lar­da da sa­va­şı terk ede­cek mi? Terk et­me­ye­ce­ği ke­sin. Bu yüz­den is­ter saf­dil­lik­ten is­ter­se en­te­lek­tü­el ça­ba kis­ve­si al­tın­da ol­sun ABD’nin is­tek­le­ri­ni meş­ru­laş­tır­mak, düş­ma­nın ya­lan tu­za­ğı­na düş­mek ve ona esir ol­mak an­la­mı­na ge­lir.

Tavsiye Et