Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (September 2003) > Dünya Siyaset > Asteriks küreselleşmeye karşı
Dünya Siyaset
Asteriks küreselleşmeye karşı
M. Mücahit Küçükyılmaz
“TARİH M.Ö. 50. Bütün Galya Roma işgali altındadır... Tamamı mı? Hayır! Yenilmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy hâlâ ve ısrarla işgalcilere karşı gelmektedir.” Fransız kültürünün geçen yüzyılda küresel pazara sunabildiği ürünlerden biri olan Asteriks’in bütün serileri bu jenerikle başlar. Sonrasını bilirsiniz: Asteriks ve Obeliks’in başını çektiği köy halkı dönemin hegemonik gücü Sezar’a kafa tutarlar ve kurmaca kahramanlar olarak şanlı Fransız tarihindeki yerlerini alırlar. Bugünlerde kendisi de küreselleşen ‘küreselleşme karşıtı eylem’lerin çoğunda başrol oynayan bir Fransız köylüsü sadece ülke değil; belki de dünya tarihinde yerini almak üzere. Önceleri daha çok bireysel eylemlerle adını duyuran ya da toplu gösterilerde bir katılımcı olarak bulunan anti-küresel Asteriks, şimdilerde pala bıyıkları, ağzından düşürmediği piposu, ateşli nutukları ve gözü kara eylemleriyle gündemi hayli meşgul eden ve bir işaretiyle yüz binleri sokağa dökebilen bir direniş önderi haline geldi. Bunlara onun medyatik kişiliği de eklenince José Bové, artık hem sevenleri hem düşmanları tarafından dikkate alınması gereken biri olarak görülüyor. Basının “Galya Köyü” adını taktığı Güney Fransa’nın Larzac bölgesindeki 20 bin nüfuslu Millau kasabasında açılışa hazırlanan bir Mc Donald’s restoranını, kendi deyimiyle, “demonte” eden ve söktüğü parçaları traktörüyle valilik binasının önüne götürüp yığan Köylü Konfederasyonu Sözcüsü, 2002 Ağustosunda 9 arkadaşıyla çıktığı ve özel mülkiyete saldırıda bulunmakla suçlandıkları duruşmada kendisini şu sözlerle savunuyordu: “Bu meşrû bir eylemdir. Gandhi de vakti zamanında tuz silolarını basmıştı. İngiliz sömürgeciler bunun bir yağma olduğunu öne sürmüşlerdi ama o baskın bugün Hindistan tarihinde çok önemli bir olay. Bizim sorunumuz insanların kaliteli bir şekilde beslenmesi. Küreselleşme adı altında sağlığa zararlı yiyeceklerin pazarlanmasına karşı çıkmalıyız.” O gün Millau’ya, Bové’yi desteklemeye, aralarında sosyolog Pierre Bourdieu, şarkıcı Francis Cabrel, karikatürist Wolinski’nin de bulunduğu yeşil, kızıl, siyah, köylü, çiftçi, esnaf 50 bin kişi akın etti ve Adalet Sarayı’nın önü küreselleşme, ABD, Irak işgali, G-8, İMF, Dünya Bankası, Hükümet, Coca-Cola, hamburger ve hormonlu ürünlerin protesto edildiği bir karnaval meydanına döndü.
Bu yaz Haziran sonunda Fransız polisi köpekler, helikopterler ve otomatik silahlarla gece yarısı çiftliğine baskın düzenleyerek Bové’yi tutukladı. Montpellier’deki bir laboratuarda genleriyle oynanmış pirinç tohumlarını imha ve bir sunî mısır tarlasını tahrip etmekle suçlanan “Dünya satılık bir mal değildir” adlı kitabın yazarı çiftçi, yaptığı ilk açıklamada, af dilemeyeceğini ve cezaevinde mahkumların sendikal örgütlenmeleri için çalışacağını söyledi. Bové’nin affedilmesini talep eden 1 milyon mektup alan Cumhurbaşkanı Chirac, 10 aylık hapis cezasını 14 Temmuz Bayramı nedeniyle 8 aya düşürdüğü halde Champs Elysées’de yaptığı bayram konuşmasında meydandaki binlerce kişi taraftarından protesto edilmekten kurtulamadı. Sağcı Cumhurbaşkanı, José Bové ile ilgili görüşlerini şöyle açıkladı: “Ben Bové’nin muhalefetine saygı gösteriyorum. Benim de küreselleşme konusunda sayın Bové ile aynı şeyler olmasa da eleştirdiğim yanlar vardır. Fakat muhalif olmak yasaları çiğnemek anlamına gelmez.”
Fransa’da kavurucu yazın asıl olayı ise; 8-10 Ağustos günlerinde güneydeki Larzac platolarında 200 bine yakın küreselleşme karşıtının “Başka bir dünya mümkün” sloganıyla bir araya gelmesi ve gösteriler düzenlemesiydi. Yerli ve yabancı 200’ü aşkın sivil toplum örgütünün katıldığı festival ve gösterilerde öne çıkan kişi, Başbakan Jean-Pierre Raffarin’e meydan okuyarak onu kendisiyle “tartışmaya çıkma cesareti göstermeye” çağıran José Bové oldu. Eylemcilerden, Eylül ayında Meksika’da yapılacak Dünya Ticaret Örgütü toplantısını protesto etmelerini isteyen köylü lideri, yaptığı konuşmada “cayır cayır yanan bir Eylül” vaat etti. Tam o günlerde, Bové’nin kehaneti henüz gerçekleşmemişken, Fransız Sağlık Bakanlığı ülkede 3 bin kişinin aşırı sıcaklardan etkilenerek hayatını kaybettiğini açıklıyordu.
Peki, liderlik yeteneği taşıdığı ve peşindeki kalabalıklarla Dünya Ticaret Örgütü’ne, Mc Donald’s’a, Coca-Cola’ya ve Amerikan küresel çıkarlarına küçümsenmeyecek zararlar verdirdiği kesin olan bu Fransız çiftçi gerçekten dediği gibi kendini “insanoğlunun evrensel, kolektif, hukuki haklarının elde edilmesine adamış” samimi bir dava adamı mı, yoksa şifreli yayın yapan Canal+ televizyonunun belgeselinde iddia edildiği gibi ‘medya büyücüsü’, ‘burjuva çocuğu’, ‘sahte köylü’ veya ‘sorunlu bir kişilik’ mi? “Yeni Bekçi Köpekleri” kitabıyla bilinen Le Monde Diplomatique dergisi yazarı Serge Halimi’nin “şifreli çamur” diye nitelediği programda Bové, “kırsal kökenli olmamakla”, “yığından dirgenle saman almayı bilmemekle”, “fotoğraflarda koyunlarına çok düşkün göründüğü halde gerçekte bir köylüden çok militan olmakla”, “cezaevini medyatik bir silah olarak kullanmakla”, “ortaöğrenimi sırasında düşük notlar almakla” ve eski karısının ağzından, “tembel bir çiftçi olmakla” suçlanmıştı. İşi daha ileriye götürerek Bové’nin “Fransa’daki anti-semitik saldırıların MOSSAD tarafından kışkırtılmasına alet olduğunu” iddia eden iki ‘TV Entelektüeli’ de belgeselde görüş bildiriyor ve Canal+ bunu; “Entelektüellerle de köprüler atıldı” sözleriyle duyuruyordu. Bu arada José Bové’nin taraftarları da boş durmuyor; özellikle sol basında onun dürüst bir eylemci ve iyi bir çiftçi olduğu savunmaları yer alıyordu. Bütün bu tartışmalara karşın bildiği yolda giden Bové’nin ilk defa Larzac’da dile getirdiği ve L’Humanité’nin geniş yer verdiği sözleri dikkat çekiciydi: “2004 Nisanında Konfederasyon sözcülüğünü bırakacağım... Toplumsal bir hareketin kişiselleşmesi çok tehlikelidir ve ben ormanın önünü kapatan ağaç olmak istemiyorum.” Ardından medyanın şüphe dolu bakışlarını yanıtlıyordu: “Herhangi bir yerel, ulusal veya Avrupa genelinde yapılacak seçimde boy göstermem söz konusu değildir.”

Paylaş Tavsiye Et