Kullanıcı Adı: Şifre    
   
  veya Üye olun | Şifremi unuttum
  Arama / Gelişmiş Arama  
   
Skip Navigation LinksArşiv (Kasım 2009) > Dosya > Prof. Vitali Naumkin: “Ermenistan ile ilişkilerini düzeltmek, Türkiye’nin Kafkasya’daki etkinliğini arttıracaktır”
Dosya
Prof. Vitali Naumkin: “Ermenistan ile ilişkilerini düzeltmek, Türkiye’nin Kafkasya’daki etkinliğini arttıracaktır”
Prof. Vitali Naumkin, Rusya İlimler Akademisi, Şarkiyat Enstitüsü Müdürü
Söyleşi: Ebru Afat
Çeviri: Vügar İmanbeyli
 
Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollere Rusya’nın bakışı ne yönde? Bu gelişme, Türk-Rus ilişkilerini ve Rusya ile Ermenistan arasındaki yoğun stratejik işbirliğini nasıl etkileyecek?
Öncelikle protokollerin imzalanmasının tarihî bir gelişme olduğuna inanıyorum. Bunun Türkiye, Rusya ve bütün Güney Kafkasya devletleri için uzun dönemli sonuçları olacaktır. Rusya’da da çoğu kişinin böyle düşündüğünü sanıyorum. Bu nedenle, gelişmeyi olumlu değerlendiriyorum. Tabii ki, ne Türkiye’de ne Ermenistan’da ne de Azerbaycan’da herkes bunu destekleyecektir; ki bu anlaşılır bir şey. Gerçekte ise bana göre, protokoller herkesin menfaatine. Şimdiye kadar kimse Dağlık Karabağ meselesini çözemediği için temaslar sıfır düzeyindeydi. Bunun yanında, Türkiye çözüm için arabulucu da olamıyordu, çünkü Ermenistan’a karşı sınırını kapatarak çözüm sürecinin dışında kalmıştı. Burada Sovyetler Birliği zamanındaki Rusya’nın durumuyla bir analoji kurabiliriz. Sovyetler Birliği, İsrail ile ilişkileri kesip Arapları desteklemişti. Ama bununla pratikte hiçbir şey yapamamıştı, zira sorunun diğer tarafı olan İsrail ile teması bulunmuyordu. Dolayısıyla bu politikasının etkisi sıfıra eşitti. Fikrimce, bugün Türkiye, sorunların çözümünde etkili olabilmek için ileri adım attı.
Diğer taraftan bu girişimin uluslararası topluluk için de faydalı olacağı kanaatindeyim. Rusya’nın da üye olduğu Minsk Grubu çerçevesinde yıllardır Dağlık Karabağ meselesi ile ilgili görüşmeler yapılıyor ama sonuç alınamıyor. Fakat bana öyle geliyor ki Türkiye, artık çözüm için bir dönüm noktası oluşturabilir. Çünkü bir yandan Ermenistan’ın izole edilmesine son verilirken diğer yandan Türkiye’nin rolü artacak ve sonuçta bundan Azerbaycan da memnun kalacaktır. Bu da problemin çözülmesini hızlandıracaktır. Rusya da burada çözümle oldukça ilgili. Çünkü Rusya bölgede istikrar istiyor. Rusya için hem Ermenistan hem de Azerbaycan ile ilişkiler oldukça önemli.
 
Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceği ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Özellikle de Barack Obama’nın ABD başkanı olduğu bir dönemde iki ülke ilişkileri ne yönde seyredecek? Obama yönetiminin, Kafkasya ve Orta Asya’da Türk-Rus ilişkilerini etkileyeceğini düşünüyor musunuz?
Bence ABD’de Barack Obama’nın iktidara gelişi, Türk-Rus ilişkilerini doğrudan etkilemeyecektir. Bu ilişkiler kendi başına gelişti ve günümüzde çok iyi bir seyir izliyor. Obama’nın Rusya’nın menfaatlerine daha temkinli ve dikkatli yaklaşabileceğini söyleyebiliriz. Yani Amerika, Kafkasya ve Orta Asya’da kendi çıkarlarını zorla savunmak yerine Rusya’nın ve Türkiye’nin menfaatlerini dikkate alacaktır. Bu durum da, bana göre, Rus-Türk ilişkilerine yansıyacak ve hatta bunları kolaylaştıracaktır. Amerikalılar, bölgeye sert bir şekilde girmeye çalışmayacaklar, Rusya’nın çıkarlarını da hesaba katacaklar ve Orta Asya’da daha dikkatli davranacaklardır. Çünkü Rusya ile ilişkilerin devam etmesini istiyorlar. ABD’nin zaten Afganistan’da yeteri kadar sorunu olduğunu unutmamak lazım. Kafkasya’ya gelince, Gürcistan konusunda -ki Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını tanımasından sonra burada çok zor bir durum ortaya çıktı- Obama’nın daha ihtiyatlı hareket edeceğini düşünüyorum.

 


Paylaş Tavsiye Et